6/11/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda Oluşturduğu Mimari Eserler

BALKAN ÜLKELERİNDE
MÜSLÜMAN-TÜRK KÜLTÜR MİRASI

OSMANLI Devleti'nin, Balkanlar'daki hakimiyeti yaklaşık 500 yıl sürmüştür. Bu uzun dönem boyunca Müslüman-Türk kültürüne ait önemli eserler inşa edilmiş, bölgenin gayrimüslim halkları da bu zengin kültürden faydalanmıştır. Osmanlı Devleti imar çalışmalarına büyük önem vermiş; yollar, köprüler, camiler, medreseler inşa etmiş, ardında sayısız eser bırakmıştır. Ancak kültür mirası, mimari eserlerle sınırlı değildir; Balkan topraklarında yerleşen Müslüman-Türk gruplar, beraberlerinde halk ve tasavvuf edebiyatını, çeşitli sanat kollarını, yeme-içme kültürünü, daha doğrusu Müslüman-Türk medeniyetinin bütün unsurlarını bu bölgeye taşımış, yaygınlaştırmış ve günümüze kadar yaşamasını sağlamışlardır. Örnek olarak Türk yemek kültürüne ait birçok unsur bugün Balkanlar'da gelenek haline gelmiştir; bu çerçevede pide, börek, kebap, dolma, somun, gevrek, sarma, helva, boza, salep, kahve, şerbet, kadayıf, baklava, fincan, bardak, tas, cezve gibi sayısız kavram Balkan kültürüne geçmiştir. Bugün Balkan ülkelerinde gezen bir turist, hemen her adımında Osmanlı'dan kalma bir eserle karşılaşmakta, o kültürün izlerini takip edebilmektedir. Uzun yıllar boyunca ihmal edilen ve ancak son zamanlarda yeni yeni ilgi görmeye başlayan bu eserler 500 yıl boyunca kök salmış bir kültürü temsil etmektedir.

2.1. Mimari Eserler

Balkanlar'da, Osmanlı dönemine ait Türk şehir mimarisinin en güzel örnekleri verilmiştir. Bu çerçevede şehir merkezlerine cami-mescit, tekke-zaviye ve türbe gibi dini yapılar; han, bedesten, kervansaray, arasta ve çarşı gibi ticari yapılar; imaret, hamam, köprü, su kemeri, çeşme ve saat kulesi gibi sosyal yapılar; mektep, medrese ve kütüphane gibi eğitim merkezleri; kale, kule-ocak, burç ve tabyalar gibi askeri yapılar inşa edilmiştir.

Mimari zenginliğin de İslam ahlakının uluslara kazandırdığı bir vasıf olduğunu belirtmek gerekir. İslam öncesinde Ortadoğu ve Orta Asya halkları mimari yönden oldukça geri bir düzeyde olmalarına karşın, İslam ahlakıyla şereflenmelerinin ardından, diğer pek çok kültürel alanda olduğu gibi mimari alanında da büyük bir yükseliş yaşamışlardır. Kuran'da Hz. Süleyman'ın estetik zevkini ve yaptırdığı büyük mimari eserleri bildiren ayetler tüm Müslümanlar için yol gösterici olmuştur:

Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık... Ona dilediği şekilde kaleler, heykeller, havuz büyüklüğünde çanaklar ve yerinden sökülmeyen kazanlar yaparlardı... (Sebe Suresi, 12-13)

Bu şuurla yapılan mimari eserleri, İslam tarihinin her döneminde görmek mümkündür. Osmanlı ise bu alandaki zirveyi temsil etmektedir. Türk mimari tarihinin ünlü isimlerinden Ekrem Hakkı Ayverdi, uzun araştırmalar sonucunda yayınladığı Avrupa'da Osmanlı Mimarisi adlı eserinde, Osmanlı'nın sadece Balkanlar'da 15.787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya koymuştur.Sadece Bulgaristan'daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir. Günümüzde bu eserlerin büyük bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise çok azdır.


Vardar Nehri üzerinde, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yaptırılan Taş Köprü (Fatih Köprüsü). (solda)

Samokov'da bir Türk çeşmesi(sağda)

Bu mimari yapılardan Romanya Babadağ'daki Sarı Saltuk Türbesi; Arnavutluk Kruya'da Sarı Saltuk Türbesi; Bosna-Hersek Blagay'da Sarı Saltuk Türbesi; Bulgaristan Obroçişte-Balçık'ta Akyazılı Tekkesi ve İmareti; Köstendil'de Koca İsnak Paşa Köprüsü, Uludere Harmanlı Köprüsü; Budapeşte'de Gül Baba Türbesi; Kosova Priştine'de Sultan Murat Hüdavendigar Türbesi; Üsküp'te Sultan Murat Camii, Kurşunlu Han; Filibe'de Sultan Murat Hüdavendigar Camii, Karagöz Paşa Medresesi, Hünkar Hamamı, Şahabeddin Paşa Hamamı; Saraybosna'da Gazi Hüsrev Bey Camii; Sofya'da Mahmut Paşa Camii ve Kervansarayı, S Şumnu'da Şerif Halil Paşa Camii, saat kulesi; Yunanistan Kavala'da Mehmet Ali Paşa Medresesi, yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü; Manastır-Bitola, Pirlepe'de saat kuleleri; Peç'te Kazım Paşa Camii gibi çeşitli örnekler günümüze kadar ulaşmıştır.. Ancak ne var ki, bu yapıların bazıları bakımsız ve ihmal edilmiş durumdadırlar. Özellikle Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerdeki eserler, Eski Yugoslavya'da bulunanlara göre çok daha kötü durumdadır. Türk kültür mirasının bir parçası olan bu önemli eserler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. İhmal ve bakımsızlığın yanı sıra yıkılmayan bazı önemli tarihi binaların farklı amaçlarla kullanılması, bilinçsiz bir şekilde tadilat çalışmalarında bulunulması, eserlerin ideolojik olarak tahrip edilmesi bu mimari yapıların tükenmesine yol açmaktadır. Türkiye'nin bu eserlerin restorasyonu ve korunması için girişimde bulunması, Balkan ülkeleriyle bu konuda iş birliği imkanları araması son derece isabetli bir politika olacaktır.


Macaristan'da Osmanlı'dan kalan en büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise olarak kullanılıyor. Caminin kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle yüz yüze Peç'in en kalabalık meydanına bakıyor. (solda)
Macaristan'ın her yerinde Osmanlı'nın izlerine rastlamak mümkün. İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III. Mehmed tarafından fethedilen Eğri Kalesi'nden bir görünüm. III. Mehmed, bu zaferden dolayı, Osmanlı tarihinde "Eğri Fatihi" olarak anılır.(sağda)

2.2.Edebiyat Mirası

Balkanlar'da, Osmanlı yönetimi tarafından sürdürülen imar faaliyetleri, bilim, kültür ve sanat konusunda önemli ilerlemelere yol açmıştır. Özellikle bu dönemde inşa edilen medrese, mektep, tekke ve zaviyeler, yeni bilim ve sanat insanlarının yetişmesini sağlamıştır. Nitekim II. Beyazıd döneminden itibaren yazılı metinler üreten sanatçılara rastlanmaya başlanmıştır. Balkanlar, Osmanlı İmparatorluğu içinde, sanatçı, bilim ve devlet adamı üreten bir merkez haline gelmiştir. 16.-17. yüzyıllar arasında, devlet içinde görev alan 22 sadrazam Bosnalı'dır. 16. yüzyıla gelindiğinde, Osmanlı edebiyat eserlerinin büyük bir kısmı da Balkanlar'da üretilir olmuştur.

Bu konuda önemli eserler veren Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Mustafa İsen yaptığı araştırmalara dayanarak bu konuyu şöyle açıklamaktadır: "…Osmanlı sarayından başlanarak taşrada şehzade sancakları ve beyler, kendi konumlarına uygun bir sanatçı kadrosunu maiyetlerinde bulunduruyorlardı. Böyle bir kadro, yöneticiliğin şartlarından sayılıyordu. Osmanlı Rumelisi özel konumu nedeniyle çok sayıda akıncı ailesinin de barınma yeriydi. Bu yüzdendir ki akıncı beyleri, çevrelerinde maiyetlerindeki serdengeçtileri sürekli istim üzerinde tutacak derviş-meşrep şairlere ihtiyaç duyarlar ve onları himaye ederlerdi…

Bu ve buna eklenecek başka sebepler yüzünden Rumeli adeta şairler ocağıdır.." Ayrıca İsen'in araştırmasında, şair tezkirelerine dayanarak Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Yugoslavya gibi Balkan ülkelerinde yaşamış çok sayıda Osmanlı şair ve edebiyatçısını da tanıtılmaktadır.

Balkanlar'da Türk edebiyatının tasavvuftan halk edebiyatına kadar her türünde önemli eserler verilmiş, bu edebi anlayış, bölgede kök salmış ve yerel halkların kültürüyle kaynaşmıştır. Balkan ve Türk grupların arasındaki kültür alışverişi, ortak bir kültürün temelini oluşturmuştur. Bölgede konuşulan Slav ve Türk dilleri alışverişe girmiş, sayısız Türkçe kökenli kelime, çok sayıda atasözü, deyim, fıkra Balkan kültüründe yerini almıştır. Bunun en güzel örneklerinden biri Nasrettin Hoca'dır. Anadolu'dan göç eden Türkmenlerle Balkanlar'a ulaşan Nasrettin Hoca fıkraları yerel halk tarafından benimsenmiş ve kendi halk kültürlerine maledilerek sahiplenilmiştir:

Sırpça-Hırvatça'da Türkçe kökenli kelimelerin sayısının 7000 dolayında olduğu yıllar önce tespit edilmiştir. Bulgarca'da bunların sayısının 5000 dolayında olduğu B.Tsonev tarafından ortaya atılmıştı. Ancak yapılan en yeni araştırmalar Bulgarca'daki Türkçe kökenli kelimelerin 6500'ün üzerinde olduğunu göstermektedir (Bkz.:Alf Grannes, Kjetil Rö Hauge, Hayriye Süleymanoğlu, Bulgarca'da Türkçe Kökenli Kelimeler Sözlüğü)… Ünlü Bulgar mizah yazarı Radoy Ralin, Bulgarca'da kullanılmakta olan Türkçe kökenli atasözlerinin sayısının 500 olduğunu söylüyor… Bulgarlar arasında bilinen Nasrettin Hoca fıkralarının 900, çeşitleriyle birlikte 2000 dolayında olduğunu yazıyor Sava Popov…

Türk edebiyatının Balkanlar'da geniş olarak özümsenmiş olduğunu gösteren örnekleri artırmak mümkündür. Bu konuda yapılmış çok sayıda bilimsel araştırma, Slav ve Türk kültürünün kaynaşarak ortak ve zengin bir edebi kültür oluşturduğunu, Balkan kültüründe Türk izlerini takip etmenin kolay olduğunu ortaya koymaktadır.

2.3. Sonuç

Buraya kadar incelediğimiz az sayıda örnekten de anlaşılacağı gibi, Balkanlar'da 500 yıldan fazla bir süre boyunca hakim olan Osmanlı Devleti, zengin kültürünü bu bölgeye taşımış, halkların kurduğu ilişkiler bu kültürün paylaşılmasını, bölgede kökleşmesini sağlamıştır. Bölgeye göç eden Müslümün-Türk halklar, beraberlerinde Anadolu-İslam kültürünü, mimarisini, el sanatlarını, Türk Orta Asya-Anadolu kültür ve geleneğini, folklorunu taşımışlardır. Gittikleri bölgelerde, yerel halkla sıkı dostluk ilişkileri kurmuş, ilişkiler sadece ticaretle sınırlı kalmamıştır.

İslam ahlakını yakından ve en güzel örnekleriyle tanıma imkanı bulan halkın bir kısmı toplu olarak din değiştirmiş, Müslüman olmuştur. Bu yakınlaşma, akrabalık ilişkileriyle perçinlenmiş, ortaya zengin bir kültür çıkmıştır. Yeme-içme, giyim-kuşam gibi günlük hayatın esas unsurlarından halk türkülerine, anlatılan fıkralardan atasözlerine kadar Müslüman-Türk yaşam tarzının bütün unsurları yerel halkın hayatına girmiş ve önemli bir yer kazanmıştır. Kimi bölgelerde, ırkı Slav, dini İslam olan, farklı diller konuşan bu gruplar, Anadolu'yla Batı arasında gerçek bir kardeşlik ve kültür birlikteliği kurmuş, barış ve huzur temsilcileri olmuşlardır.

Son dönemlerde, bölgede yaşayan Müslüman-Türk nüfusun azalması, bu insanların göçe zorlanması ya da etnik katliama uğraması, temelleri 500 yıl önce atılan mevcudiyetin izlerini silememiştir. Uzun asırlar boyunca oluşan, zenginleşen, halkların içine işleyen kültür mirası, zor kullanılarak yok edilemez; ancak gerekli ilgi ve ihtimam gösterilmezse, bir anlamda bu mirasa ihanet edilmiş olunacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

3/10/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

10. Sınıf Coğrafya Kitabı Cevapları

LİSE 2. SINIF COĞRAFYA DERS ETKİNLİKLERİ

Lise 2. sınıf sayfa 14 bakırçay vadisi inceleme çalışması

Lise 2. sınıf sayfa 15 ölçme değerlendirme çalışması

Lise 2. sınıf sayfa 22 pano etkinlik çalışması

Lise 2 ölçme değerlendirme sayfa 24-25

Lise 2. sınıf sayfa 28-29-30 etkinlik

Lise 2 sayfa 33-44-35 etkinlik

Lise 2 sınıf sayfa 36 etkinlik

Lise 2.sınıf sayfa 38-39 etkinlik çalışması

Lise 2 .sınıf sayfa 42-44 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 45 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 46 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 48 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 510-51 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 52-53 ölçme değerlendirme

1o.sınıf sayfa 56-57 etkinlik çalışması

10 sınıf sayfa 59-60 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 63 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 64-65 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 66 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 67 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 68  etkinlik çalışmaları

10.sınıf sayfa 69 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 70 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 71 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 74 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 76-77 etkinlik çalışmaları

10.sınıf sayfa 78-79 ölçme değerlendirme soruları

Sayfa 82-83-84-85-86-87-88 konu özetleri ve etkinlik yardımcı bilgileri

10.sınıf sayfa 82-83-84-86-90 etkinlik çalışmaları

10.sınıf sayfa 92-93 ölçme değerlendirme

10.sınıf sayfa 96-97-99 etkinlik çalışmaları

10.sınıf sayfa 103-104 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 106 etkinlik çalışması

10 sınıf sayfa 107 ölçme değerlendirme soruları

10.sınıflar sayfa 110 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 112 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 113-114-116 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 117 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 118 performans ödevi

10.sınıf sayfa 120 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 122 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 125-126-127 etkinlik çalışması

Barajlarımız hazırlık çalışması sayfa 128

Türkiyenin su varlığı  sayfa 129 etkinlik çalışması

Sulardan yararlanma sayfa 131

10.Sınıf sayfa 134 etkinlik çalışması 

Ölçme Değerlendirme sayfa 136-137

Nüfus ve yerleşmeyi etkileyen faktörler sayfa 140-141

Lise 2.sınıflar sayfa 143 etkinlik çalışması 

Lise 2 sınıf sayfa 144 etkinlik çalışması

Lise 2. sınıflar sayfa 145 etkinlik çalışması

Lise 2. sınıflar sayfa 147 Türkiye'de yerleşmeler

Lise 2. sınıflar sayfa 147-149 etkinlik çalışm.

Lise 2.sınıf sayfa 151-152-153 etkinlik çalışmaları

Lise 2. sınıflar sayfa 154-155 etkinlik çalışmaları

Lise 2. sınıflar sayfa 157 etkinlik çalışması

Ölçme değerlendirme 158-159


10.sınıf sayfa 162,163 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 165-166 etkinlik çalışması

10.sınıf sayfa 169/170 etkinlik çalışması

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

3/10/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

Bilgisayarınızın Tüm Özelliklerini Öğrenmek İçiN BakıN

http://i35.tinypic.com/8ywap3.jpg

Bilgisayarımızın özeliklerini bilmiyoruz ve herşeyini öğrenmek istiyoruz, programlarda çare arıyoruz; fakat onlarla da uğraşmak istemiyoruz. O zaman buyrun... Program kullanmadan tüm donanım özellikler öğrenin...

Windows Başlat Çubuğunu açın ve "Çalıştır" sekmesini açtıktan sonra:

"dxdiag"

tırnak işareti olmadan komutu yazıp "tamam" a tıklıyoruz...

ve ekranınıza bilgisayarınızın donanımsal tüm özelikleri gelecektir...

http://i36.tinypic.com/2qu29gj.jpg

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

19/9/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun

http://3.bp.blogspot.com/_vIcxDqV5iX4/SUAYNbgngLI/AAAAAAAAARU/uZ0_Rh8mNj8/s400/bayram.gif

RAMAZAN BAYRAMINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLUYORUM...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

19/9/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

Format Atmak Zararlı Mı?

Resim

Bilgisayarların sabit disklerine format atıldığında zarar gördüğü bilgisi yanlış!..

PC'lere sık sık format atmanın zararlı olduğunu düşünenler: Bu haberi okuyunca çok şaşıracaksınız...

Bilgisayarların sabit disklerine format atmanın genel olarak bilgisayarlara zarar verdiği bilinir. Bu nedenle bilgisayar kullanıcılarının büyük bir bölümü, bilgisayarlarına format atmak istediğinde bilgisayarlarına zarar vermek istemediğinden, sabit disklerine format atmaktan çekinir.

İşin aslı sanıldığı gibi değildir. Sabit disklere format atmakla sabit diskler herhangi bir fiziksel darbeye maruz kalmazlar. Aksine, sabit disklere atlan her format, disklerin ömrünü de uzatacaktır; zira sabit disklerin doğası gereği içerisinde bulunan oynar çubuk, sabit diskte verilerin silinip yüklenmesiyle birlikte daha fazla hareket etmek durumunda kalır. Diğer bir deyişle, disk kafası parçalanan verileri bir araya getirebilmek için çok daha fazla çaba gösterir.

Oysa format atılan bir sabit diskte veriler tamamen silindiğinden, disk kafası artık sürekli bir o tarafa, bir diğer tarafa hareket etmek durumunda kalmayacaktır. Böylece sabit disk daha az yorulacak ve enerjinin etkin kullanımı neticesinde sabit diskin ömrü de uzayacaktır.

Ancak sabit disklere format atarken şu noktaya dikkat etmekte fayda var: Sabit diskinize format atmak istediğinizde, format işlemini kapsamlı bir şekilde gerçekleştirmelisiniz. Yani, "Hızlı format" seçeneğini kullanarak saniyeler içerisinde gerçekleşen format işlemi, verileri silmemektedir. Sadece verilerin sahip olduğu kodların bulunduğu indeksleri silen hızlı format, verilerin silindiği izlenimini kullanıcılara verir.

Bu nedenle sabit disklerini elden çıkarmak isteyen ve çıkarmadan önce hızlı format işlemini gerçekleştiren kullanıcılar, verilerini üçüncü kişilere kaptırabiliyor. Bunun nedeni ise verilerin hızlı format ile gerçekte silinmemesi, sadece indeksinin (kitaplardaki indeksleri düşünün) silinmiş olması. Kitaplardak indeks sayfalarını düşünelim. Bu indeks sayfasını yırtmanız, kitaptaki hiçbir yazıyı ortadan kaldırmayacaktır. Sadece kitapta aradığını bulmak istediğinizde bu indeks sayfasından faydalanamayacaksınız.

Oysa kapsamlı format atıldığında, veriler indeks dosyaları da dahil olmak üzere tamamen silinecektir. Böylece sabit diskin ömrü uzayacak, verilerin üçüncü kişilerin eline geçme ihtimali de son derece düşük olacaktır.

Kısacası sabit diske format atmanın bilgisayara zararı değil, pek çok faydası vardır. Bu nedenle işin dozunu aşmadan, belirli aralıklarla atılan formatların sabit disk üzerinde hiçbir olumsuz etkisi yoktur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

21/8/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

İftar Duası

İftar Duası

"Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla. Hamdolsun verdiğin nimetlere" (Amin)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

14/4/2009 · Kategori: Kategorisiz Konular

Karşıya Geçme Çabaları

















 

alıntıdır..

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

!!!...Sitemize Hoşgeldiniz...!!!

« Önceki ::

Canım Türkiyem!
Çağatay Yağız Demir ©2007
Levent Demir ©2007